Matematik dersi çoğu öğrenci tarafından sevilmeyen ders olmuştur. Peki neden böyle olmuştur diye sorarsanız.. bir çok nedeni bulunmaktadır.
Öğrenciler hata yaparız korkusuyla matematik dersinden, matematik etkinliklerinden uzak durmaktadır. Matematik kaygısı yada korkusu öğrencilerin matematikle ilgili yaşantıları arttıkça aslında azalmaktadır. Günlük yaşantı ile bağlantılı bir şekilde görmesi korkusunu azaltan bir durumdur. Öğretmene büyük görevler düşmektedir.
Sınıflar ilerledikçe matematiğe karşı tutumlarda olumlu değişmenin oluşması okulların temel görevlerinden biri olmalıdır. Bunu sağlamak için hem öğretmen hem okul için aşağıdaki tedbirler önerililebilir.
1-İlköğretimin ilk yıllarından itibaren öğrenciler,gelişmişlik düzeylerine uygun matematik etkinliklerle karşı karşıya getirilebilmeli,onların kapasitelerini zorlayacak etkinliklerden kaçınılmalıdır.
2-Matematik derslerinde uzun ve can sıkıcı ödevlerden kaçınılmalı,alışılmış rutin alıştırmaların yanı sıra öğrencilerin ölçme yapmalarını gerektiren,onları araştırmalara yönelten ödevler de verilmelidir.
3-İşlem kavramları ve bu işlemlerin teknikleri öğretilirken,ezberleme yerine,bunların anlamları üzerinde durulmalı,işlemlerin tekniklerini açıklayıcı ders materyali, kavram ve algoritmalar,pekişinceye kadar öğrencilerin görebilecekleri mekanlarda bulundurulmalıdır.
4-Öğretmen,matematikte aynı sonuca ulaşan yöntemlerin çokluğunu sezdirmeli ve öğrencilerin bulduğu farklı çözümleri değerli bulmalı,hatta bu çözümleri özendirilmelidir.
5-Çocuklar gerek işlem ve çizim yaparken,gerek problem çözerken, yeterli zaman kullanabilmeli,yetiştirmeme kaygısı içinde bırakılmamalıdır.Ayrıca öğrencilerin problem çözme ve işlem yapma sırasında düştükleri hatalar hoşgörü ile karşılanmalı, bu hataları giderici,onarıcı ve yol gösterici çalışmalar yapılmalıdır.
6-Matematiğin eğlendirici,dinlendirici yanı, öğrencilere tanıtılmalı,matematik öğretiminde oyunlaştırılmış etkinliklere yer verilmeli.
7-Son olarak matematik etkinlikleri sırasında öğrencilerin kendi düşüncelerini açıklamaları için fırsatlar verilmeli,daha iyi durumda olanların hızlı çözümlerinin yavaş olan öğrencileri bloke etmesi önlenmelidir.Her öğrencinin derse katılımının sağlanması için öğretmen, gerekli çabayı göstermelidir.Biraz olsun zahmete katlanamayanın,hatırı sayılır başarılar elde ettiği görülmemiştir.Tabii başarıdan alınan tadın yerini, başka hiçbir şeyin tutamayacağı da..
İşte bu yukarıda saydığım ve uygulanabilirliği çok da zor olmayan koşulların meydana geldiği takdirde, inanıyorum ki matematik öğrenimine karşı öğrencide oluşabilecek her hangi bir korkunun varlığından söz etmek olası olmayacaktır.